EGITIMDE HAKLAR
Eğitimde Haklar
 
 
 
       HAKKIMIZDA | EĞİTİMDE HAKLAR | BAĞLANTILAR | YAYINLAR | SÖZLÜK | İLETİŞİM


EĞİTİMDE HAKLAR BİLDİRGESİ VE ÖNERİLER DOSYASI

Eğitim Reformu Girişimi’nin kolaylaştırıcılığında Haziran 2007’den bu yana sürdürülen Eğitimde Haklar çalışmaları, Eğitimde Haklar Bildirgesi ve Öneriler Dosyası’nı ortaya çıkardı. Bildirge ve Öneriler Dosyası, çalışmalara farklı aşamalarda katkıda bulunan 14 sivil toplum kuruluşu tarafından imzalandı.

Bildirge, Eğitimde Haklar yaklaşımının temel ilkelerini ortaya koyuyor ve temel sorun alanlarına ilişkin talepleri dile getiriyor. Beş farklı konuda hazırlanan öneri belgeleri ise, öncelikli olarak ele alınan alanlardaki ayrıntılı değerlendirme ve önerileri içeriyor.


EĞİTİMDE HAKLARIMIZ VAR!

Biz...
 

Her çocuğun eğitim hakkının tüm boyutlarıyla yaşama geçtiği bir Türkiye vizyonuyla bir araya gelmiş, eğitim, insan hakları ve çocuk hakları alanlarında çalışan akademisyenler, eğitimciler, hukukçular ve sivil toplum kuruluşu temsilcileriyiz. Kasım 2007'den bu yana ERG kolaylaştırıcılığında yürütülen Eğitimde Haklar çalışmalarına çeşitli aşamalarında katkıda bulunduk.

Eğitim hakkıyla ilgili ulusal mevzuatı, uluslararası insan hakları belgelerinde eğitim hakkının kapsamı ve gerekleri ile Türkiye'nin onayladığı uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülükleri ışığında değerlendirdik. Eğitim hakkının her bireyin yaşamı boyunca sahip olduğu bir hak olduğunu benimsemekle birlikte, öncelikle temel eğitimin en önemli bileşeni olan örgün ilköğretime odaklandık. Bu dosyada yer alan önerileri, değerlendirme raporlarında yer alan ve uluslararası insan hakları mevzuatı ile ulusal mevzuat arasındaki uyum farkını gidermek üzere geliştirilen önerileri tartışarak ve önceliklendirerek belirledik.

Bu dosyada mevzuata ilişkin önerilerimizi sunarak, eğitim hakkı ile ilgili yasal çerçevenin güçlendirilmesine katkıda bulunmayı amaçlıyoruz.

İlkelerimiz...
 

Çocuk ya da yetişkin tüm insanlar, devletin, sınırları içinde yaşayan farklı özellik ve konumlara sahip bireylere eşit mesafede durduğu, herkese topluma eşit katılım olanağı tanıdığı, farklılıklara saygı duymayı, bireylerin kendi düşüncelerini geliştirmesini ve ifade etmesini teşvik ettiği bir toplumda yaşasın istiyoruz. Bunun, devletin eğitimi temel bir insan hakkı olarak tanıyıp bu hakkın gereklerini yerine getirmesiyle mümkün olabileceğine inanıyoruz.

İnsanların diğer haklarını gerçekleştirebilmelerinin önkoşulu olan eğitim hakkının, bir eğitim kurumuna kayıt olmaya indirgenemeyeceğini ve bu hakkın bir ülkede ne ölçüde gerçekleştiğinin sadece zorunlu eğitime erişim oranları üzerinden ölçülemeyeceğini anımsatıyoruz. Eğitim hakkının tüm boyutlarıyla yaşama geçirilmesi için çocukların sahip oldukları evrensel, bölünmez ve devredilemez hak ve özgürlüklerin eğitim süreçlerinin her anında ve eğitim ortamlarının her köşesinde gerçekleşmesinin şart olduğunu vurguluyoruz.

BM Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi ve BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme gibi Türkiye'nin de tarafı olduğu, eğitim hakkını ele alan başlıca insan hakları belgelerinin tamamı, eğitimde hak ve özgürlüklerin bu çoğulluğunu gözetiyor ve eğitimin içeriğine ilişkin ortak bazı amaçlar benimsiyor. Bu bağlamda eğitimin şu amaçlara hizmet etmesi gerektiğine inanıyoruz: Çocuğun, kişiliğini ve yeteneklerini mümkün olan en üst düzeyde geliştirmesi; insan haklarına ve temel özgürlüklere, ailesinin ve kendi kültürel kimliğinin yanı sıra farklı uygarlıklar ile doğal çevreye saygısının geliştirilmesi ve çocuğun, özgür bir toplumda yaşantıyı sorumlulukla ve anlayış, barış, eşitlik ve tüm insanlar arasında dostluk ruhuyla üstlenecek biçimde geleceğe hazırlanması.

Eğitim hakkı gerçekleştirilirken, ayrımcılık gözetilmemesinin, başta devlet olmak üzere tüm görev sahiplerinin hesap verebilir kılınmasının ve hak sahiplerinin kendi haklarına ilişkin süreçlere yön veren etkin yurttaşlar haline gelmelerinin önündeki engellerin kaldırılmasının dikkate alınması gereken başlıca unsurlar olduğunu anımsatıyoruz.

Kaygılarımız...
 

Türkiye'nin, eğitim hakkını ele alan birçok uluslararası sözleşmeyi onaylayarak eğitim hakkını yaşama geçirecek yükümlülükler üstlenmesini çok olumlu bir adım olarak kabul ediyoruz. Ancak çocukların deneyimleri, söz konusu sözleşmelerin ulusal mevzuata gerektiği gibi yansıtılmasının, uygulamaların da mevzuat ile uyumunun sağlanmasının henüz tamamlanmadığını gösteriyor.

Anayasa'nın 90. maddesi, usulüne göre yürürlüğe konulmuş uluslararası antlaşmaların kanun hükmünde olduğunu öngörüyor. Bu, Türkiye'nin eğitim hakkına ilişkin aşağıda belirtilen yükümlülükleri benimsediğini ve mevzuattan planlamaya, bütçeden uygulamaya her aşamada bu doğrultuda hareket etmeyi taahhüt ettiğini gösteriyor:

  • Eğitim hakkından yararlanmayı zorlaştıran ya da engelleyen uygulamalarda bulunmama;
  • Üçüncü bir tarafın eğitim hakkından yararlanmayı zorlaştırması veya engellemesinin önüne geçme;
  • Birey ve toplulukların eğitim hakkından yararlanmalarını sağlayacak olumlu tedbirler alma;
  • Eğitimle ve eğitimde insan hakları kültürünü yaygınlaştırma.

Uluslararası sözleşmelerin doğrudan uygulanabilir nitelik taşıyan hükümleri, 90. madde sayesinde iç hukukta doğrudan uygulanabilir; bazı hükümler ise taraf devletlerce bazı yasal, idari vb. önlemlerin alınması ile hayata geçirilebilir niteliktedir. Ek olarak, her ne kadar 90. madde, temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası antlaşmalar ile kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi halinde, uluslararası antlaşmaların öncelikli olarak uygulanacağını belirtiyorsa da, ilgili yargı kararlarında uluslararası insan hakları belgelerine atışarın oldukça sınırlı olması, uluslararası antlaşma hükümlerinin ek mevzuat değişiklikleri yoluyla iç hukuka aktarılmasının gerekliliğine işaret ediyor.

Uyum değerlendirme çalışmaları, bir yandan çeşitli ekler ve değişikliklerle giderilebilecek sorunlara işaret ederken öbür yandan, bu dosyanın eklerinde ayrıntılandırıldığı üzere, mevzuatın genel yaklaşımının hak-temelli ve çocuk-merkezli olmadığını gösteriyor.

Resmi istatistikler Türkiye'de zorunlu eğitim çağındaki yüz binlerce çocuğun bir ilköğretim okuluna devam etmediğini, yani yasalarca zorunlu kılınmış ücretsiz eğitim hakkından yararlanamadığını ortaya koyuyor. İstatistikler aynı zamanda, ortaöğretim ve ileri kademeler ile okul öncesi eğitime erişimin çok daha sınırlı olduğunu gösteriyor. Yakın zamanda yapılan çalışmalara baktığımızda, zorunlu ilköğretime erişimin bile, engellilik, cinsiyet, bölgesel farklar, sosyo-ekonomik durum vb. temellerde eşitsizlikler sergilediğine tanıklık ediyoruz.

Türkiye'de çocuklara eğitim yoluyla kazandırılan bilgi, değer ve tutumların sonuçlarından kaygı duyuyoruz. Uluslararası karşılaştırmaları içeren çalışmalar, eğitimde başarı düzeyinin düşüklüğüne işaret ederken, toplumsal düzeyde tanık olduğumuz gerilimlerde, farklılıkların zenginlik yerine tehdit olarak algılanmasında ve her türlü şiddetin yaygınlığına ilişkin bulgularda, çocukların eğitim süreç ve ortamlarındaki deneyimlerinin izlerini buluyoruz.

Önerilerimiz...
 

Eğitimin, bu olumsuzluklara yol açmamanın ötesinde, bu olumsuzlukları gidermenin başlıca aracı olabileceğine inanıyoruz. Türkiye'de başta zorunlu eğitim çağındaki tüm çocuklar için olmak üzere, siyasal irade ve bürokrasinin, tüm organlarıyla, eğitim hakkına ilişkin yasal, idari, toplumsal ve eğitsel tüm yükümlülüklerini bir an önce gerçekleştirmesinin önemini vurguluyoruz.

Çalışmalar, bazen salt uygulamadan kaynaklandığını düşündüğümüz sorunların dahi belirli bir ölçüde mevzuattan kaynaklanabildiğini ve uygulamadan kaynaklansalar bile mevzuat değişikliği yoluyla giderilebileceğini gösteriyor. Eğitim hakkının, salt mevzuat değişiklikleriyle yaşama geçirilemeyeceğini, bu hedefin mevzuattan uygulamaya, kapsamlı bir süreci kapsadığını, başta çocuklar olmak üzere farklı paydaşların katılımıyla gerçekleşebileceğini biliyoruz. Mevzuatın ise bu sürecin olmazsa olmaz güvencesi ve ilk adımı olduğunu anımsatıyor, dosyada aşağıdaki başlıklara ilişkin önerilerimizi sunuyoruz.

Eğitim Hakkının, Kapsamlı Mevzuat ve Etkili Hak Arama Yollarıyla Güvence Altına Alınması için;

  • Mevzuat hazırlama esasları, insan hakları odağını ön plana çıkarmalı;
  • Yasal düzenlemeler, öncelikle hak sahipleri çocuklar ile anne-babaları ya da çocuğa bakma yükümlülüğüne sahip diğer
  • kişiler için kaleme alınmalı; mevzuat hak sahiplerince kolaylıkla erişilebilir kılınmalı;
  • Mevzuatta yer alan kavramlar tanımlanmalı;
  • Çocuklar ve çocuktan birinci derecede sorumlu kişiler hak sahipleri olarak güçlendirilmeli;
  • Eğitime erişim hakkı ve eğitim süreç ve ortamlarındaki hakların ihlali durumunda öngörülen yaptırımlar ağırlaştırılmalı;
  • Eğitim hakkının ihlali durumunda başvurulacak hak arama yolları güçlendirilmelidir.

Eğitim Sisteminin Çocuk-Merkezli Hale Getirilmesi için;

  • Eğitimin amaçları, uluslararası insan hakları sözleşmelerini yansıtacak biçimde, çocuğu merkeze koyarak Anayasa'da düzenlenmeli;
  • Çocuk-merkezli yaklaşım, eğitimin temel ilkeleri arasında yer almalı;
  • Çocuk-merkezli yaklaşımın temel taşı olan çocukların katılım hakkı sağlanmalı;
  • Eğitim süreçlerine ek olarak okul yapıları da çocuğu merkeze alarak oluşturulmalıdır.

Her Çocuğun Eğitim Hakkından Eşit Olarak Yararlanabilmesi için;

  • Diğer eğitim mevzuatına yol gösterici nitelikte olan Milli Eğitim Temel Kanunu'nda eşitlikle ilgili düzenlemeler güçlendirilmeli;
  • Mevzuat, gerek eğitimin finansmanına ilişkin düzenlemeler gerek burslarla ilgili düzenlemeler yoluyla, eğitimin tüm çocuklar için ekonomik olarak erişilebilir olmasını sağlayacak biçimde güçlendirilmeli;
  • Eşitliği engelleyici ve ayrımcı düzenlemeler eğitim mevzuatından ayıklanmalı;
  • Eğitime erişimle ilgili veri toplama sistemleri, eğitimde eşitsizlikleri tüm boyutlarıyla ortaya çıkaracak biçimde değiştirilmelidir.

Okulda Çocuğun Sağlık Hakkını Gerçekleştirebilmesi için;

  • Kapsamlı bir okul sağlığı politikası geliştirilmeli; ilgili politikalar ve mevzuat düzenlemeleri Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ortaklığında belirlenmeli;
  • Çocuk sağlığı sürekli izlenmeli; sağlık hakkına erişime süreklilik kazandırılmalı;
  • Çevre sağlığı, sağlıklı beslenme ve madde bağımlılığı gibi konulara ilişkin düzenlemeler güçlendirilmeli;
  • Sağlık eğitimleri, çocuklara sağlığın geliştirilmesi ve korunmasına ilişkin davranışların kazandırılmasına ilişkin beceri eğitimleriyle desteklenmeli;
  • Çocukların, bedenlerini tanıma, üreme ve cinsel sağlık bilgilerine ulaşma hakları yaşama geçirilmelidir.

Okulda Çocuğun İhmal, İstismar ve Şiddetten Korunması için;

  • Okullarda şiddet, ihmal ve istismarı önlemek kamu için temel bir hedef olmalı, şiddetin önlenmesi için tanımlar ve görevler ayrıntılı ve açık bir biçimde düzenlenmeli;
  • Okullarda çocuğa yönelik şiddet ve istismar sorununun gerçek boyutlarını ortaya koyabilmek ve bu doğrultuda çözümler geliştirebilmek için şiddet ve istismarın her türü ile ilgili bildirim yapma ve kayıt tutma zorunlu hale getirilmeli;
  • Okullarda çocuklara karşı şiddet uygulayan, çocukları ihmal veya istismar eden görevlilere yönelik yaptırımlar daha etkili kılınmalıdır.

Ekteki belgelerde doğrudan ve ayrıntılı bir biçimde ele alınmamış olsalar dahi, din ve eğitim ile eğitimde anadil politikaları konularının eğitim hakkı kapsamında önemli bir yere sahip olduğuna ve devlet tarafından bu dosyadaki ilkeler ışığında değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyoruz.

Doğrudan ya da dolaylı olarak mevzuatta değişiklik öngören bu önerileri dikkatle değerlendireceğinizi umuyor, siyasal irade ve bürokrasinin eğitim hakkını yaşama geçirmek için atacağı adımları izlemeyi ve bu önerilerin hayata geçmesi için çalışmayı sürdüreceğimizi bildiriyoruz.

Ele Aldığımız Sorun Alanlarına İlişkin Ayrıntılı Değerlendirme ve    Önerilerimiz

Bildirge ve Öneriler Dosyası’nın tamamına ulaşmak için tıklayınız.

Bildirge ve Öneriler Dosyası’nda yer alan öneriler ve bu önerilere kaynaklık eden bulgularla ilgili daha fazla bilgi için Eğitim Reformu Girişimi ile iletişime geçebilirsiniz.

Eğitim Reformu Girişimi, Bankalar Cad. No 2, Kat 5, 34420 Karaköy-İstanbul
T +90 (212) 292 50 44 F +90 (212) 292 02 95 isiktuzun@sabanciuniv.edu www.erg.sabanciuniv.edu

Bu önerilere kaynaklık eden raporlar, Mart 2009’da yayımlanan Eğitim Hakkı ve Eğitimde Haklar: Uluslararası İnsan Hakları Belgeleri Işığında Ulusal Mevzuatın Değerlendirilmesi derlemesinde yer alıyor ve mevzuata ilişkin başka öneriler de sunmanın yanı sıra politika ve uygulama önerilerine de yer veriyor.